top of page

Zaman Olgusu

Güncelleme tarihi: 25 Nis 2019


Geçmişten günümüze insanlar zamanı ölçmeye çalışmışlardır. En yaygın olanı gök cisimlerinin hareketine göre ölçümdür (Dinamik Ölçüm). Fakat bu ölçümde hata payı olabilmektedir. Bu yüzden atom saatleri kullanılmaya başlanmıştır. Bir saniye sezyum atomunun 9.192.631.770 kez titreşmesine eşittir. Atom saatlerinde de sezyum, hidrojen ve rubidyum kullanılır ama en yaygını hidrojendir.



Zaman akan bir nehir gibi düşünülmüştür fakat bu durum fiziksel olarak böyle değildir. Zaman anlardan oluşur. Şimdi sadece bir andır. Zaman göreceli olduğu için şimdi evrenin başka bir köşesinde aynı değildir. Zamanın evrenin başka bir köşesinde farklı olmasının nedenleri kütle-çekim ve harekettir. Hareket ile zaman ters orantılıdır. Hareket arttıkça zaman yavaşlar. Bunu bir örnekle açıkla-mak gerekirse yan yana iki adam düşünün. Adamlardan biri hareket ettikçe zaman onun için yavaşlar. Diğeri için eski hızında devam eder. Zamanın evrenin başka bir köşesinde farklı olmasına gelince biri dünyada diğeri milyonlarca ışık yılı uzaklıkta iki canlı düşünün. Uzakta olan canlı dünyanın aksi yöne hareket etmeye başlarsa onun içinde bulunduğu anda dünya iki yüzyıl öncesinde olabilir. Tam tersine o canlı dünyaya doğru hareket ettiğinde içinde bulunduğu an dünyada iki yüzyıl sonrası olabilir. Yani bu yüzden zaman donmuş bir nehir gibidir. Bu nehirde zaman yolculuğu teorik olarak mümkündür. Zamanda yolculuğu sağ-lamak için kütle-çekimden yararlanılabilir. Örneğin bir karadeliğe gidebilseydik uzaydan bize bakan kişi zamanın bizim için yavaşladığını görürdü. Karadelikten dünyaya döndüğümüzde dünyadaki insanların daha fazla yaşlandığını görürdük. Tabi zamanda geçmişe gitmek de mümkündür. Zamanda geçmişe gitmek için ise Einstein’ in Genel Görelilik Kuramı’ndan bulunan Solucan Delikleri’ni (Einstein-Rosen Köprüleri) kullanırız. Bu delikler uzay-zamanda iki noktayı birbirine bağlayan en kısa yoldur. Bu deliklerden geçebilseydik zamanın başka bir anına gidebilirdik. Geçmişe gidip önemli bir olayı değiştirip kendi doğumumuzu engellersek bu bizim hiç doğmadığımız anlamına gelebilir de gelmeyebilir de. Fakat bu deliklerin varlığı kesin değildir. Bilim adamları halen hazır bu deliklerle karşılaşmadı. Ama bu ileride solucan deliklerini keşfedemeyeceğimiz anlamına gelmez.




Zamanı tek yönlü algılarız. Buna “zamanın oku” denir. Zamanın okunun tek yönlü olduğunu söyleyen bir fizik yasası yoktur. Ama biz zamanın tek yönlü olduğunu düşünürüz. Oysaki yaprakları dökülen bir ağacın yapraklarının hızının yönünü geçmişe gidip tersine çevirirsek o ağacın yaprakları dökülmez. Ama evrende düzenden düzensizliğe eğilim (entropi) olduğu için böyle bir durumla hiç karşılaşmayız. Fakat entropi gelecekten geçmişe doğru da olabilir ancak böyle bir durum gerçekleşmez. Bunun nedenini anlamak için Büyük Patlama’yı düşünmeliyiz. Evrenin en düzenli hali Büyük Patlama’nın başladığı andır. Büyük Patlama’dan beri evren düzensizleştiği için zamanın oku düzenden düzensizliğe doğrudur. Zamanımıza kadar entropinin giderek yavaşladığı düşünülüyordu. Fakat son bulgular entropinin giderek hızlandığını gösteriyor. Bu yüzden gök cisimleri giderek Dünya’dan uzaklaşıyor. Entropi öyle bir düzeye gelecek ki zaman önemini yitirecek.

Zamanı biz algıladığımız gibi biliriz.Yeni bilimsel gelişmeler ise zamanın bizim algıladığımız gibi olmadığını gösterecektir.

Yazımı beğendiyseniz başkalarıyla paylaşabilirsiniz.



KAYNAKÇA

https://www.youtube.com/watch?v=PlclytsfmTM&t=42s

https://bilimfili.com/solucan-deligi-nedir/

https://www.elektrikport.com/teknik-kutuphane/atom-saati-nedir/16732#ad-image-0

https://www.muhendisbeyinler.net/fizikte-zaman-nedir/



Yorumlar


bottom of page